Belgeselde Konu Nasıl Bulunur?

Merhaba!

Kişisel sitemin açılış niyeti aslında bir blog değildi. Hala amacına hizmet ediyor ama yine de blog olarak kullanmanın da tadı ayrı güzel.

Belgesel serüvenim 2015 yılının sonlarında başladı. Hala yolun başındayım fakat bir çok deneyim edindim bu sürede. Tabi kendimi bir yere gelmiş olarak görüyorum demek doğru değil ama damlayarak biriken deneyimlerimi de yazmak, en azından amatör, hevesli ve meraklı kişilere bir kaynak olarak değerlendirilebilir.  Çok uzatmadan girizgâhımı tamamlayıp bu yazının işlenişini en baştan yazmak istiyorum.

  1. Konu bulma
  2. Takvim hazırlama
  3. Ekip bulma ve ekibe gaz verme süreci
  4. Ekipmanlar ve sağladıkları kazanımlar
  5. Yapım süreci
  6. Yapım sonrası süreç

Ulupamir Köyü, Van

Konu Bulma

”Başlamak bitirmenin yarısıdır” denir, genel-geçer bir deyimdir ama kesinlikle doğru. Belgesel konusu ararken ”hadi ben bugün konu bulayım, haftaya ekipmanları alıp çekeyim” gibi bir tavır içinde olmamak gerekiyor. Konu genellikle beklenmedik şekilde karşınıza çıkıyor. Güzeli aramanız lazım fakat güzeli aramak başlı başına ayrı bir konu, siz eğer bakmasını bilmiyorsanız gözünüzün önünden her gün geçen milyon güzellikten de bihabersiniz diyebilirim.

Eğer bir belgesel çekmek gibi bir niyetiniz varsa, biliyorum ki gözünüz kulağınız sürekli çevrenizde oluyor. Bir çok arkadaşım yerel ve ulusal gazeteleri, dergileri ve haberleri tarıyor. Bu yöntem çok geçerli fakat şöyle bir kusuru var: siz o haber metinlerini yazan kişinin aktardığı kadar bilgi edinebiliyorsunuz. Bir şekilde konuya ulaştığınızda ve görüşmeye gittiğinizde aslında işin iç yüzünü görüyorsunuz. Bu durumda ya ”gelmişken çekelim” deyip patlıyor ya da ”bu muydu yani” deyip evinize geri dönüyor ve yeni aramalar yapmak üzere bilgisayarınızın karşısına geçiyorsunuz, hevesiniz kaldıysa… Tabi bu faktörü olduğu gibi kenara kaldıramayız. Düşük bir ihtimal de harika sonuçlar alabilir, müthiş başarılar elde edebilirsiniz ama risklerini de göze almanız lazım.

Benim konu bulma aşamasında tavsiyem, sürekli algılarınızın açık olması, merakınızı uyandıran bir konuyu ilk duyduğunuz kaynağa sormanız ve konuşmanızdır. İnsanlar size ”beni neden dinliyorsunuz” diyebilir, desin. Bu durumun etik olmadığını söyleyebilir, söylesin. Siz konuyu öğrenmeye çabalayın, belgesel serüvenlerimde çok sayıda tanımadığım insanla konuştum, bunların içinde çok nemrut olanı da vardı dünyalar tatlısı olanı da… Emin olun size sert şekilde tepki gösterecek bir kişi, niyetinizi anladığında size kızmak yerine yardımcı olmaya çalışacaktır. Yurdumun insanı çok meraklı, hele ki belgesel gibi ‘marjinal’ sayılabilecek bir iş söz konusuysa, size ilgiyle kilitlenebilir.

Kaynağın ilgi konusuna ayrıca değinmeliyim. Bu ilgi biraz sıkıntılı… İnsanlar, bildiğiniz gibi ilgiyi üzerilerinde hissettiklerine şova başlarlar. Bu şov ‘Atma Ziya’ tadına gelebilir. Dikkatli olmanız gereken kaynak tipi bu Ziya Beyler’dir. Ziya Beyler’i zamanla bir bakışta anlayabiliyorsunuz fakat ilk zamanlarda anlamak cidden güç. Çünkü ilk duyduğunuz kaynak o oluyor ve o kişi eğer sizi saf bir şekilde avlarsa, o konu hakkındaki (yalan bile olsa) kendi doğrularını size kabul ettirebiliyor. Siz de sorgulamadan işe koyulursanız vay halinize…

Peki bu aşamada ne yapmalı?

Kaynağa alternatif kaynakları sorun, telefon numaralarını ve/veya e-posta adreslerini alın. Size tavsiyem yapacağınız tüm görüşmeleri e-posta üzerinden yapmanız olacaktır. E-posta elinizde yazılı bir belge bulunması açısından iyi fakat resmiyet konusuna girmek istemiyorum. Şöyle söyleyeyim; en azından aksi bir durumda kanıtlanabilir bir materyale sahip olursunuz. Telefon konuşmalarına erişim bildiğiniz üzere hukuki mercilerden geçiyor. Bu arada uyanıklık yapıp sakın telefonunuzla görüşmeleri kaydetmeyin, bunu karşı tarafa bildirseniz bile bunun yasal bir bağlayıcılığı yok, bu direkt yasa dışı.

Yeni kaynaklarınıza ilk kaynaktan edindiğiniz bilgileri ona hissettirmeden yöneltin. Eğer alternatif kaynaklarınıza ”A kaynağı şöyle dedi” derseniz o kişinin size aktaracağı bilgi etkilenir. Siz onlara başlıkları verin, onların konuyu kendince yorumlamasını sağlayın. Bilgiler çelişse bile ses çıkarmayın, bu durumda yeni bir kaynak aramanız gerekecek, hazırlıklı olun. Eğer direkt kaynak üzerine bir belgesel çekmiyorsanız, konu üzerine bir belgesel çekiyorsanız kaynaklarınızın sonu gelmeyebilir. Bu durumda kendinizi frenlemeyi bilin. Elinizdeki bilgileri derleyin ve mantık süzgecinden geçirin. Ağacın gövdesi şekillenmeye başlayacaktır.

Sonuç olarak…

Karşınızdaki kişilere onları manipüle edebilecek bilgiler vermeyin, onlara yalan söylemeyin ve güven kıracak bir davranışta bulunmayın. Bu durum reddedilmenizle veya kaynağın yalan-yanlış bilgiler vererek belgeselinizi mahvetmesiyle sonuçlanabilir. Kaynaklar sizden para isteyebilir, eğer öğrenciyseniz bu durumla baş etmeniz kolay. Empati yapmasını sağlayın, duygu sömürüsü yapın demiyorum ama sadece dürüst olun ve insaf etmesini bekleyin. Ben ilk belgeselimde bir kaynağıma 70’lik Tekirdağ Rakı vermiştim mesela, benim durumuma düşmeyin, bu bilgi kaynaklar arasında ışık hızıyla yayılabiliyor… Fakat bu işi profesyonel olarak yapıyorsanız ve bütçeniz varsa cimri olmanın bir anlamı yok. Bedavacılık size bir şey kazandırmaz, itibar kaybettirir.

Konu bulmakla ilgili özetle söyleyebileceklerim şimdilik bunlar, sorularınızı e-posta yoluyla yönlendirebilirsiniz.

 

Esen kalın.

 

Sonraki yazı

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir